miscuit

  • Random
  • Archive
  • RSS

yumuşak g noktası

kapıdan içeri girdiğinde birini sendeletebilecek bir adam değilken sen, ne sivri dişlerin vampir olduğundan, ne paspal halin şapşallıktan ne de göbeğin bira’dan değilken, ne serseri ne beyefendi ne orta direkken, yani hayatta bile belirlenmiş bir role sahip değilken neden ben sen adımını attığın an kapıdan sendeledim o gün:

kadınlar aşık oldukları adamla yattıklarından daha fazla yattıkları adamlara aşık olurlar.
  • 3 days ago
  • 3
  • Permalink
  • Share
    Tweet
bugün the cup’ta önce zizek’i sonra şahane bi mimarı sonra diesel’in CD’sini dinledim. iki gün önce ajansa milka ve jimmy geldi ki kendileri acayip ilham verici reklamcılar. iki gündür nefes aldım, işimi ne kadar sevdiğimi hatırladım. yarın ve pazar tüm gün çekimde karlar altında işimi sevmeye devam edeceğim. bu bana iyi geldi. diğer şeyleri park ettim. sakinleşmiş değilim, ferahladım diyelim.
aklımdan kalbime giden yollar bir süre için yaratıcılıkla tıkansın. hiçbir şey sızmasın!
View Separately

bugün the cup’ta önce zizek’i sonra şahane bi mimarı sonra diesel’in CD’sini dinledim. iki gün önce ajansa milka ve jimmy geldi ki kendileri acayip ilham verici reklamcılar. iki gündür nefes aldım, işimi ne kadar sevdiğimi hatırladım. yarın ve pazar tüm gün çekimde karlar altında işimi sevmeye devam edeceğim. bu bana iyi geldi. diğer şeyleri park ettim. sakinleşmiş değilim, ferahladım diyelim.

aklımdan kalbime giden yollar bir süre için yaratıcılıkla tıkansın. hiçbir şey sızmasın!

  • 3 days ago
  • 5
  • Permalink
  • Share
    Tweet

arkası yarın önü ne zamandı?

adımı kaç kere senden okudum, yani kaç resmi mailde yanında bi virgülle, adımı kaç kez senden duydum yani kaç gayrıresmi gecede, yanında bi ünlemle. adımı sıfatlarımı…

ben seni kaç kez duydum, ben sana nerde doydum, benim seninle olmadığım bu sahneleri kim yazdı, kim içine yine de bu kadar seni de koydu, kötü dizilerde bütçe yüzünden diziden çıkarılan karakterlerin açıklamasını bile yapmayan, 3 çocuklu kadını birden kız oğlan kız yapan o saçma senarist misali bu. pişt bizim senarist, açıkla seyirciye biz nerede ne zaman bıraktık birbirimizi. bana sakın siz ayrılamayacak kadar ayrıydınız deme. bana edebiyat yapma.

o mailde adımın yanında duran virgül

bizi devam ettirmeyecekse rica ederim yerini noktaya bırakıp bitirsin bu cümleyi de!

  • 1 week ago
  • 5
  • Permalink
  • Share
    Tweet

ben bundan 1 sene önce ölmedim.

ama akıllandım mı hayır!

  • 1 week ago
  • 3
  • Permalink
  • Share
    Tweet

homer

evcil olmak, evci olmak, evde kalmak. hepsini memnuniyetle kabul ederim. küçükken  barbie bebek evim vardı. şimdi de kendi evimle oynuyorum. tam bi kadına göre. memnuniyetle. ev için şimdi bazı planlarım var. o kadar çok planım var ki. bu planları planlamak için bi plan yapmalıyım. bu konuyu gündemime aldım. bana küçük ayrıntılar lazım. bana küçük mutluluklar da lazım. o ayrı konu. bana beni yaşama alıştıracak biri lazım. bi marangoz mesela.her şey ham çünkü. tornaya girmem gerek. ben ve planlarım. başka ellerde şekillenmemiz gerek. benim hala bu yaşta büyüyememin nedeni uyutup da büyütmemeleri. saçlarımdan tut, aşklarıma kadar her şeyi tek başıma yaparken arada büyümeyi unutmam.

yastıkların içini dolduracak, ağızlarını dikecek, fotoğrafları çerçeveciye götürecek, oradan alacak biri . biri ev asistanım olabilir mi?

hiç olmadı ben. şimdi yavaş yavaş düşünmeye başladım. üzerine düşünülmüş bütün evlerde üzerinde çalışılmış yaşamlar var. benimki de öyle. bi kaç gündür bunu daha iyi anlıyorum.

bi ev çivilerini kiç çakarsa, onundur.

  • 3 weeks ago
  • 4
  • Permalink
  • Share
    Tweet

diğer kadın

merhaba, otur istersen ama sığamayabiliriz. ben yeterince büyüdüm. bi koltuğa iki kişi oturmayı sevmiyorum. seni buraya davet eden adamı da artık eskisi kadar sevmiyorum, sevemiyorum. seni tanımıyorum bile zaten, ne işin var uykumda.

  • 3 weeks ago
  • 5
  • Permalink
  • Share
    Tweet

Ikibinonikinci kez!

Yeni yil hayaletleriyle geldi, bizimkiler kalabalik, eve sigamiyoruz, her yeni sey bi eski seyi hatirlatarak ilerliyor, nizami sira hic sasmiyor. Ben sasiyorum, sasiriyorum. Kararlarim diz boyu, girtlak boyu aslinda girtlagima kadar battim to do ve to be’lere. Sakince uzan onumde 2012. Bakalim, gorelim, gecelim rica ederim. Hayaletleri de artik azad edelim.

  • 4 weeks ago
  • 3
  • Permalink
  • Share
    Tweet

şeylerin kokusu!

bodyshop’ın yeni kremleri christmas kokuyor dedim, dalga geçti. christmas’ın bir kokusu var mıdır, vardır. duygusu olan her şeyin kokusu vardır. bir erkeğe aşık olmanın, bir erkeğe aşık olamamanın, bir erkeğin -ama o erkeğin - sana aşık olmamasının, tek gecelik ilişkinin, çok gecelik çelişkinin, herkesin evinin, anneannenin, çocukluğunun geçtiği şehrin, yolculuğun, kalmanın, her şeyin…

christmas bol bol zencefil ve tarçın koka dursun, aşk yorgan altı kokan bi şey bu aralar. sadece iki kişinin kokusunun dışarıdan ayrılarak biriktiği, sevişmenin ve uykunun birleştiği, gündüz kullandığın parfümünün, yani başkalarının yarattığı çekiciliğinin silinip gece sadece kendi genlerinin sindiği yorganın altı, başkalarının sizi görmediği yer, başkalarından kaçan kokularınızın birbirine bulaştığı, yer!

bir insanla birlikte olup olmayacağınızı 7 saniye belirliyor diyor koku bilimi. yine aynı bilime göre tüm kokuların algılanması nesnel ve insanın kültürel yapısına veya duygusal haline bağlı.

bu ara benim için aşk birleşmekle ilgili. üzerini örtüp. çocukken kapalı küçük üstü örtülü bir şeyin altına saklanıp ‘mesela burası benim evimmişçilik oynamak gibi,

aşkı senin evin sanmak işte.

7 saniye saymak içinden, 1,2,3,4,5,6,7… sonra oraya yerleşmek. yorganı kafana kadar çekmek.

kokularınız ve anılarınız biriksin diye.

  • 1 month ago
  • 13
  • Permalink
  • Share
    Tweet

somewhere over the rainbow

http://fizy.com/#s/3wdcgn

yani olmayan bi yerlerde. inanmadığımız birileriyle. bi göz oyunundan ibaret şeylerle.

bizim bu senemiz kendimizi kandırarak geçti, biz bu sene epey kandırıkçı, bir hayli uydurukçu, biraz fazla hayaliydik romandık ve dahi kahraman değildik. durup durup çayımızdan, biramızdan, şarabımızdan bir yudum aldık, kadehi kararlı bir şekilde masaya vurup hayal kurmaya devam ettik. adamlar bıraktık kadınlar terk ettik işler başardık ölümleri atlattık evlerden sırlardan serlerden geçtik, bu sırada hep hayalciydik.

kim bilir kaç şeyi bu yıla erteledim, aslında bir sonraki haftaya sonra aya sonra mevsime sonra da işte bu yıla. ben gökkuşağının üzerinden kayıyorum zannederken nasıl da duruyormuşum.

nasıl da hayal kuruyormuşum.

  • 1 month ago
  • 3
  • Permalink
  • Share
    Tweet
çok kafam karışık çok.
View Separately

çok kafam karışık çok.

  • 1 month ago
  • 10
  • Permalink
  • Share
    Tweet

Butun duygular ne kadar geciciyse o kadar geciriciler de.

  • 1 month ago
  • 2
  • Permalink
  • Share
    Tweet
Kadinlar tirnaklarina boyle erkekler soyle bakarmis. Benim modum manikure gore degisiyor. Manikur yaptirdigimda kadin oluyorum. Biri tirnaklarinizi kessin diye 25 tl odemek sadece kadin olmakla ilgili olabilir zaten
Pop-upView Separately

Kadinlar tirnaklarina boyle erkekler soyle bakarmis. Benim modum manikure gore degisiyor. Manikur yaptirdigimda kadin oluyorum. Biri tirnaklarinizi kessin diye 25 tl odemek sadece kadin olmakla ilgili olabilir zaten

  • 1 month ago
  • 8
  • Permalink
  • Share
    Tweet

Karisik meyve suyu sevmeyenler! Hayir yani mesela hangi meyve?

Eski erkek arkadasim yine baska bi eski erkek arkadasimin simdiki kiz arkadasiyla asna fisnedeyken ben butun bunlardan uzakta sonunda buyumus ve kendimi bile isteye kirmayacak yasa gelmis olmanin tadini cikariyorum.

Koskoca dunyada, ulkede, sehirde 3 kisi olmadigimizi bilmenin rahatligiyla beni butun bunlardan uzak tutan gercek dunyama minnetle!

  • 1 month ago
  • 7
  • Permalink
  • Share
    Tweet

kırk tilki hangi mühim durum için biraradalar

elimizdeki hazır görüntüleri nereden kesip birleştirdiğimiz kadarıyız. o kadar. hepimiz kurgu masasında başlayıp bitiyoruz. uzun uzun yaşıyor, yaşadıklarımızdan bir ‘anlam’ çıkarıyoruz. bok varmış gibi.kendi tek eserimiz diye millete tekrar tekrar izlettiğimiz bu kısa kurgucuklar bütün hakkında hiçbir şey anlatmadığı gibi kesip biçerken bazen biz dahi yanlış anlıyoruz. gözümüzden kaçıyoruz.

onu neden oradan kestim, o adamdan o işten neden orada ayrılıp o eve o şehre neden orada taşındım, hangi sekans daha uygundu ki, ben hangi şahane geçişi kıl payı kaçırdım. bütünü unuttum, ayrıntılara takıldım. yani diyorum ki nereden biliyor hangi gülümsememi kullanacak kurgucu ben, o saniyedekini mi akabindekini mi, nasıl o kadar emin, ya da o çocuğun hangi göz kırpışı aklımda kalacak.

kırk tilki kırk bir yandan kesip biçiyor şimdiki zamanı, bir sürü soru, o öyle olduğu için mi böyle şöyle olduğu için mi. senaryoyu bilsek de yolda kayboluyoruz. mutlu sona giderken mutsuz sahneleri atmaya çalışıyor, mutsuz sahneleri atacağız diye kendimizden oluyoruz.

ben sordukça bölünüyor, kuşkulandıkça kurgulanıyorum.

  • 1 month ago
  • 4
  • Permalink
  • Share
    Tweet
Hasta ve huysuzum. Halledemedigim birsuru sey var. Ben oyle yattim durdum. Aslinda hepsi icimde halletmem gereken seyler ama bu arada icim de yatti durdu. Hastayim ve corbam kesinlikle tasta degil diyerek bohuu diye aglamaya baslayacak kadar da nazliyim.
Pop-upView Separately

Hasta ve huysuzum. Halledemedigim birsuru sey var. Ben oyle yattim durdum. Aslinda hepsi icimde halletmem gereken seyler ama bu arada icim de yatti durdu. Hastayim ve corbam kesinlikle tasta degil diyerek bohuu diye aglamaya baslayacak kadar da nazliyim.

  • 1 month ago
  • 5
  • Permalink
  • Share
    Tweet
← Newer • Older →
Page 1 of 82

Portrait/Logo

sosyal miscuit

  • @ozlemkarakurt on Twitter
  • Facebook Profile
  • user1742851 on Vimeo
  • aparat on Flickr
  • themiscuit on Grooveshark
  • Linkedin Profile
  • RSS
  • Random
  • Archive
  • Mobile

miscuit. Effector Theme by Carlo Franco.

Powered by Tumblr