March 2011
32 posts
ilahi prozac hiç gülesim yoktu
çıkarken arkasından kapıyı kapatmayan insanları sevin, size kapıları açan ve sizinle balığını paylaşan, anna karanina’yı anlamaya çalışın, bir çok şeyin nedeni olan hormonların adını ezberleyin, televizyon yokken aşk vardı, dizi aşkları reklam aşkları, onlar film değil gerçek gerçekten o kadar sevdi o adam o kadını.
biliyorsam bir bildiğim var gidiyorsam kalamadığımdandır, bir fincan...
bir salı pazartesiye ancak bu kadar...
benim derslerim her bahar geldiğinde yani ikinci dönem kötüleşirdi. ilk dönem iyi olduğu için ikisinin ortalamasıyla idare ederdim. şimdi siz benim kış döneminde elde ettiğim başarıları alın bu dönem beni rahat bırakın.
bu sefer ciddi bir sorunumuz var kaptan, ben çalışmayı durdurdum.
1 tag
yalancı kıpırtı vs yalancı tavuk göğsü
tavuk göğsü bir tatlı, yani içinde tavuk olması beklediğin bir durum değil, içinden tavuğu çıkardığında aslının taklidi olması tavuksuz halinin daha normal olduğu gerçeğini değiştirmez. bence asıl tavuk göğsü tavuksuz olan. içine tavuk koyan yalancı.
şimdi kıpırtılara gelirsek, her bahar her mart hatta şu kediyle birlikte benim de içime bir şeyler oluyor. bunu öğrendiğimiz için orası kesin....
saatleri boşa geçirme enstitüsü
model- buzdan şato ne güzel şarkı. içim cıvıldadı. kıskançlıktan da çatladım. şarkı sözlerimi dürüp paintelleri soktuğum yere sokmak ve hiçbir şey yapmadan durmanın dibine vurmak istiyorum.
ertesi olmayan arkadaşlar
klasik pazar: sucuklu yumurta, power türk, metin arolat olsun varsın ah çekinme diyerek merve ildeniz’in göğsünden yoğurt yemiş 95’te, hürriyet kelebek hande ataizi’nin sevgilisi yine yabancıymış, nil’in kitabı çıkmış alsak, yakında albümü de çıkarmış…
üstelik hepimizin aklında milyon tane dert var, bizi uyutan bizi büyütür. biz çok güzel pazarlar yaşadık, en güzel...
nedir bu normal
maçka parkı’na yaz gelmiş, şehrin diğer yerlerine olduğu gibi, hatta ülkenin de çünkü aşağılara gitsen yani güneye daha bile sıcak hava, gittiğimden değil, hava durumundan, havalardan. sigara içmeden bir parkta oturmak ve aşık olmadan bahara girmek aynı şey. çay yerine sprite içiyorsun öyle olunca, güneş yüzüne vururken uyuyorsun akşamüstü. normal değil bu haller bizi bu güzel havalar...
kadın erki
avcılık toplayıcılık derken çok şey değişti evet. ataerkil toplumdan amma erkil topluma geçerken siz, şimdi ya da bir zamanlar bir şey hissettiği kadın ölümden döndüğünde hoş geldin demeyen adamların bir tanesi bile erk sahibi değil… bir çok konuda değil belki ama hayatıma giren adamların hepsiyle ilgili istisnasız yanılmış bir kadın olarak kadına şiddetinden, şehvetinden dehşetine...
paintell miscuit’ten daha güzel. paintell‘i daha çok kişi takip etsin! o zaman çizmek daha zevkli.
ayna ayna söyle bana hepsi nereye gitti aynı anda?
herkes eskiden güzeldir, bazıları yeniden güzelleşebilir, güzellik göreceli bir kavram değildir, görünen güzellik kılavuz istemez.. biz bir zamanlar güzeldik çünkü gençtik. tenimiz yeniydi, aklımız diriydi. güzellikle ilgili bir şey düşünmüyorduk, o zamanlar biz dünyayı güzelleştirmenin peşindeydik bir de içtikçe güzelleşmenin.
sonra büyüdük dolaplarımız ve midelerimiz genişledi, daha fazlasını...
believer or believe ever
sana söylemiştim inanmaya başlamalıyız yeniden, inancımızla birlikte her şeyi kaybettik. sana kendime ona ve herhangi birine inanmayalı çok uzun zaman oldu. ne desen burun büküyorum diyorum ki: yapamayacak, yine.
üst üste yapamadıkların değil üst üste yaparım dediklerin yüzünden gitti inancım. tam tanrı’ya inanır gibi oldum üzerime düştü altında kaldım o inancın. şimdi kırık bir belle...
supermoon vs superman
yaklaştıkça büyür her şey güçlenir etkisi artar ve korkutur. 19 mart dolaylarında yaşanan bütün yakınlaşmaların seyretmesi zevkliydi aynı zamanda etkisi tüyler ürperticiydi.
tek eşlilik ve çok seslilik
güzel bir şarkı bulsan, arkamıza yaslanıp dinlesek, sonra bütün hafta hem o an hem o şarkı benim için loop etse. olur.
öcü
dün gece rüyamda eski sevgilimin klibini benden sakladıklarını benim bu durum karşısında yaşayacağım hayal kırıklığından en çok mutlu olacak kişiden öğrendikten sonra sevgili yeni direktörümün o baskın egosuyla karşı karşıya kalıp o ‘one big idea’yı aramaya devam ettim.
kabuslarda böcekler canavarlar ecinilerle uğraşmaktan bir kötüsü bu hayallerinle uğraşmak işte..
adam çok büyük bu...
prozac.
bir hafta öncesine kadar yaşıyor olmaktan başka ufacık bir beklentim yoktu ve inanılmaz bir huzur vardı içimde. sonra ufacık bir kıpırtı girdi araya ve tüm o huzur bozuldu. bu delilik, bu insanın kendine yapabileceği bir şey değil, bu dünyanın en gereksiz şeyi. bunca yıl nasıl dahil ettik kendimize bu duyguyu şimdi buna şaşırıyorum. hatta ileri gidiyorum bütün duygular için geçerli bu. kıskançlık...
10.03.
elimizden gülmekten başka bir şey gelmediği anda güldüğümüz kadar içten çok az gülmüşüzdür. İstanbul bembeyaz çok güzel be!
....ve bildiğim bütün küfürler
sevgili 2011 başlamanla birlikte üzerime su deposu düştü 10 kemiğim kırıldı ailem karıştı çalıştığım yer dağıldı bana reklamcılık ‘call to action’ diye zaten bildiğim şeyleri öğreten nur topu gibi bir direktörüm oldu. her şeye baştan başladık. ben senden çok korktum 2011. mart geldi. merhaba.