September 2011
19 posts
Serzenis
Bana hayal dunyasinda yasiyorsun dedi: butun hareketlerini kendime gore yorumluyordum, her halinden bi sey cikartip her hareketinden nem kapiyordum. Hakliydi yani. Iyi ama ben bu kadar zeki gecinmeme ragmen salak miydim?
Anlamamakla anlamak istememek arasinda bi fark var miydi yoksa ben salak miydim? Yapma o kadar mi? Gunduz dusleri mi bu? Ama bakmisti soylemisti gelmisti aramisti? Oyle degil...
3-4 tweet'lik bi hikaye
üzülmeye vaktim olsa çok üzülürdüm, yazmaya vaktim olsa uzun uzun yazardım, bir sürü söz oyunu yaparak ve aralarda olayı oldukça basitleştirerek. ağlayabilirdim, eve kapanıp tozun içinde boğulabilir, önüme gelen omuza kendimi hararetle emanet edebilirdim. vaktim yok. bu yüzden bu konuda böyle kapanıp gidecek. not düşmek gerekirse her meşgul insanın ‘ancak’ yapabildiği gibi:
‘ben...
yanılmaktan yanlış mı olur?
biz insanlar sık sık yanılıyoruz. biz insanlar dediğime bakma ben epey yanılıyorum. bunu da biz insanlar kispesine koyup kendimi yalnız hissetmemek istiyorum. nolur sen de yanılıyor ol. dünyadaki bütün yanılgılar benim olmasın nolur.
üst üste gelmiş olsun, tesadüf olsun, sonra yeri dolsun, bu telaşım son bulsun, bu sadece benim olmasın, o da yanılsın, o da düşünsün, o da burnunu yerden alsın...
Prayer post
Ilk defa bu kadar icten istiyorum.bu duygudan kurtar beni.
adventures of bob!
fatih’le yeni can sıkıntımız. office boy bob’un ajans maceralarını kaçırmayın!
http://blueofficeboy.tumblr.com
sesk
adam kadınla sevişirken seslendiği gibi, ama aynı vurguyla, aynı kelimeyi bi köpeğe seslenir. bu an bi filmde yaşanmalıdır. böyle bir anektod kişinin kendi hayatında yer aldığında fazla absürd olur ve hiçbir yönetmen bakış açısıyla açıklanamaz.
sevişme hafızası silinmez, her şey silinir o kalır, bu yüzden sevişirken hatırlayacağınızı ve hatırlanacağınızı bilin. sevişirken birbirinize...
Love & breakfast
Kahvalti ederken seni aklimdan cikaramiyorum. Kahvaltilar hep tek kisi icin fazla. Ve mutlulukla ilgili. Ben sana cok asik oldum bu yasta. Bi menemeni dahi paylasamayacak kadar uzaklasmamiz bunun akabine duser.
Insan bazi sabahlar olamiyo
– Dedi ozlem (via shrilom)
fingers crossed
taşınıyorum ben, şaşırdın mı? boğazımda hiç geçmeyen bi düğüm var. onu çok sevdiğimi söylemek isteyip söyleyemedikçe bir şeyler alıyorum, yiyorum. klasik kız tavırları bunlar. klasik olmayan şey onun beni sevmiyor olması. onun beni sevmiyor olması normal değil. o beni sevsin. yeni evler, yeni yerler, yeni yemekler, yeni sofralar adına, o beni sevsin.
Hangover over again
Bu aralar ickinin dozunu kacirdik miscuit. Hadi icki olsa sadece neyse hepten kacirdik. Neden boyleyiz, neden her seferinde basa sariyoruz cicim. Hic mi bi bok ogrenmiyoruz. Ogrendigimiz yerlerimiz mi eksik bizim? Hangover’inla ve hayal kirikliginla otur simdi kicinin ustune. Hadi miscuit’cim.
courage!
kadınlar, her neredeyse yara orayı yalayan köpekler kadar hisli, ne yaşadığını kabul edecek kendi gibi yaşayanları cesaretlendirecek kadar metanetli ya bayılıyorum.
biraz önce yazdığım şeyden sonra bi mesaj geldi. ben de! diye. o kadar çok ben de var ki ben de buna sinirleniyorum zaten. bu kadar güzel bir cins olarak biz, üstelik bu kadar estetik bu kadar kinestetikken bütün silahların...
öfkeyle kalktım ve oturamıyorum,
koyduğunuz bütün kurallardan yeterince kadın olamamaktan sizin yüzünüzden yeterince naif olamamaktan hep burnum yukarda göğsüm dışarda göbeğim içimde gezmekten…. başkalarını bırakabilirim aslında şimdi sadece senden nefret ediyorum.
seni sevdiğimi söyleyememekten durup bana yaptığın şeylerin aynısını başka kadınlara yapmanı izlemekten o kadınların bi de üzerine kadın olabilmelerinden sana...
5 tags
Merhaba dunya
Bugun hic dost degilim. Ilkokul cocuklari gibiyim. Onlar mutsuz ve mizmizdir. See u.