miscuit

  • Random
  • Archive
  • RSS
şimdi derler ki yarın akşam pinhani konserine gitsek? ben pinhani sevmem ama o grup kadar da fon müziği bi grup yok tesadüfen. bir piran’da tırmandığımız tepede zifiri karanlıkta önümüzde adriyatik uzanırken mehmet’in telefonundaki tek şarkı ‘dön bak dünyaya’ydı. cuk oturuyordu, döndük baktık. baktığımız yer o kadar güzeldi ki… o gün çok güzel bi dönemin kapanışıydı. öğrencilik bitmiş ve biz aylaklığa veda etmiştik. veda ederken de en aylak anı yaşadık. sadece durduk ve bi tepeden dünyaya baktık. kendi yaşadığımız ülkeye dolayısıyla kendimize sırtımızı dönüp üstelik.
ikinci pinhani macerası, bodrum’da tolga’nın ablasının arabasında sadece o CD olduğu için yolda sürekli onu dinleyerek yaşandı. orada da bol bol ’ ben nasıl büyük adam olacağım’ gibi bi şarkı vardı onu dinlerdik. ikimizin de iş bulması gerekiyordu kafamız karışıktı ve pek de umutlu değildik. bir de tabii hafif aşık olmamız dolayısıyla ‘beni al’ galiba. biz o tatil boyunca çok yakınlaştık. zaten bu da ilişkimizin sonu oldu. o daha az yakın olduğu bi yabancıyı tercih etti ki anlıyorum doğal olan bu zaten. 
ikisi aynı dönem ikisi de geçiş çok sert bi geçiş… 3 yıl geçti üzerinden ikisinin de. 3 yıl acayip hızlı geçti ki pinhani’nin zaman beklemez şarkısı anlatabilir belki durumu.
öğrenci olmayı da tolga’ya aşık olduğum gibi aşık olmayı da çok özledim. ikisini de bi daha yapamayacağımı biliyorum. eskisi gibi olmayacak. ben eskisi gibi aylak ve aşık olamayacağım bi daha.
aşk ve aylak sadece fonetik olarak yakın değil. kendini bırakmakla ilgili. şimdi bütün ipler benim elimde.
güçlü ve sorumluluk sahibiyim. çok güzel. Tolga’yla da arada oturup sektörden falan bahsediyoruz işte. 
pinhani bok vardı diye bi şarkı yap geleyim konserine sen benden şu an 3 yıl bir aşk uzaktasın.
:)
View Separately

şimdi derler ki yarın akşam pinhani konserine gitsek? ben pinhani sevmem ama o grup kadar da fon müziği bi grup yok tesadüfen. bir piran’da tırmandığımız tepede zifiri karanlıkta önümüzde adriyatik uzanırken mehmet’in telefonundaki tek şarkı ‘dön bak dünyaya’ydı. cuk oturuyordu, döndük baktık. baktığımız yer o kadar güzeldi ki… o gün çok güzel bi dönemin kapanışıydı. öğrencilik bitmiş ve biz aylaklığa veda etmiştik. veda ederken de en aylak anı yaşadık. sadece durduk ve bi tepeden dünyaya baktık. kendi yaşadığımız ülkeye dolayısıyla kendimize sırtımızı dönüp üstelik.

ikinci pinhani macerası, bodrum’da tolga’nın ablasının arabasında sadece o CD olduğu için yolda sürekli onu dinleyerek yaşandı. orada da bol bol ’ ben nasıl büyük adam olacağım’ gibi bi şarkı vardı onu dinlerdik. ikimizin de iş bulması gerekiyordu kafamız karışıktı ve pek de umutlu değildik. bir de tabii hafif aşık olmamız dolayısıyla ‘beni al’ galiba. biz o tatil boyunca çok yakınlaştık. zaten bu da ilişkimizin sonu oldu. o daha az yakın olduğu bi yabancıyı tercih etti ki anlıyorum doğal olan bu zaten. 

ikisi aynı dönem ikisi de geçiş çok sert bi geçiş… 3 yıl geçti üzerinden ikisinin de. 3 yıl acayip hızlı geçti ki pinhani’nin zaman beklemez şarkısı anlatabilir belki durumu.

öğrenci olmayı da tolga’ya aşık olduğum gibi aşık olmayı da çok özledim. ikisini de bi daha yapamayacağımı biliyorum. eskisi gibi olmayacak. ben eskisi gibi aylak ve aşık olamayacağım bi daha.

aşk ve aylak sadece fonetik olarak yakın değil. kendini bırakmakla ilgili. şimdi bütün ipler benim elimde.

güçlü ve sorumluluk sahibiyim. çok güzel. Tolga’yla da arada oturup sektörden falan bahsediyoruz işte. 

pinhani bok vardı diye bi şarkı yap geleyim konserine sen benden şu an 3 yıl bir aşk uzaktasın.

:)

  • 1 year ago
  • 4
  • Permalink
  • Share
    Tweet

4 Notes/ Hide

  1. shrilom liked this
  2. feray liked this
  3. deoksiribo liked this
  4. serenden liked this
  5. miscuit posted this
← Previous • Next →

Portrait/Logo

sosyal miscuit

  • @ozlemkarakurt on Twitter
  • Facebook Profile
  • user1742851 on Vimeo
  • aparat on Flickr
  • themiscuit on Grooveshark
  • Linkedin Profile
  • RSS
  • Random
  • Archive
  • Mobile

miscuit. Effector Theme by Carlo Franco.

Powered by Tumblr