Bir adamla kitaplarını birleştirdiğin zaman, aynı rafa koyduğun zaman tüm bildiklerini, zannediyorsun ki hiç bitmeyecek bir hikayenin baş kahramanısın. Öyle ki bütün o sonu gelen masallardaki prensesler bile yakın değil mutluluğa senin kadar. Mutlu da olsa bir son çünkü yaşadıkları… Mutlu ya da mutsuz bir sonu yok senin yaşadıklarının. Sonra yavaş yavaş çamaşırlarını aynı sepete atmaya başlıyorsun. Ve zannediyorsun ki çirkin ve güzel iç içe geçmiş, çirkin olanın hiçbir farkı kalmamış güzelden. Çirkin hiçbir şey kalmamış. Tüm defolarını önüne sermişsin, o hepsini görmüş ve kabullenmiş.
Zannediyorsun ki iki kişisin artık! İki kişilik bi yaşam seni tüm felaketlerden korur zannediyorsun. Deprem olacak diye korkarken evine giriyorsun dışarı çıkmak yerine. Çünkü en güvenli yer birlikte olduğunuz yer zannediyorsun, hiçbir şeyden korkmazsın artık farz ediyorsun.
Sonra diğerinin aslında bu hikayede olmadığını fark ettiğinde işte o an gerçek yalnızlıkla baş başa kalıyorsun. Büyük bir ustalıkla kandırdığın kendin de hemen orayı terk ediyor. Aklın diğerinin peşine düşüyor. Bütün bildiklerini unuttuğunu zannediyorsun. Baştan başlamak, öğrenmek gerek; yorgunsun.
Üstelik bütün kitaplar ayrılmalı birbirinden. Ayrı ayrı kolilere yerleştirilmeli. Kolilerin üzerine isimler yazılmalı. Karışmasın diye birbirine yaşamlar. Ayırıyorsun kendini diğerinden, ayrılıyorsun evinden… Bütün bunlar olurken üstüne üstlük bir de âşık kalıyorsun!
Sonra başka bir eve en yakının yanına sığınıyorsun. Eşyaların başka raflara diziliyor. Belli ki başka bir yaşam başlıyor.
Belli ki başlıyor yaşam kaldığı yerden.
Yeniden…
2 sene önce aralık.
9 Notes/ Hide
-
ilgun liked this
-
yalnayak liked this
-
mirilmiril liked this
-
enstantane liked this
-
amansende liked this
-
bilmemne liked this
-
didemonurmen liked this
-
kirpiagaci liked this
-
serenden liked this
-
miscuit posted this
